Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, Virginia Axline tarafından geliştirilen ve Carl Rogers’ın kişi merkezli yaklaşımına dayanan yönlendirmesiz bir oyun terapisi yöntemidir.
Bu yaklaşımda çocuk oyunun lideridir. Terapist çocuğun oyununu yönlendirmez, yorumlamaz veya değiştirmeye çalışmaz. Bunun yerine güvenli, kabul edici ve empatik bir ilişki ortamı sunar. Çocuk oyun aracılığıyla duygularını, çatışmalarını, korkularını ve ihtiyaçlarını ifade eder.
Deneyimsel Oyun Terapisi, Byron ve Carol Norton tarafından geliştirilmiş bütüncül bir yaklaşımdır.
Bu modelde amaç yalnızca davranış değişikliği değil, çocuğun duygusal deneyimini terapötik ilişki içinde dönüştürmesidir. Terapist gerektiğinde oyuna aktif olarak katılır ancak çocuğun içsel deneyimine odaklanmayı sürdürür.
alanlarında etkili biçimde kullanılmaktadır.
Deneyimsel oyun terapisinde ilişki, iyileşmenin temel aracıdır. Çocuk yaşadığı duyguları güvenli bir ortamda yeniden deneyimler ve yeni anlamlar geliştirir.
Filial Terapi, ebeveynleri terapötik sürecin aktif bir parçası haline getiren yapılandırılmış bir modeldir.
Bu yaklaşımda ebeveynlere çocuk merkezli oyun terapisi becerileri öğretilir. Daha sonra ebeveynler çocuklarıyla ev ortamında özel oyun seansları gerçekleştirir.
Filial terapi aileyi değişimin merkezine yerleştirir. Çocuk yalnızca terapi odasında değil günlük yaşam içinde de desteklenmiş olur.
Theraplay, bağlanma temelli ve oldukça etkileşimli bir oyun terapisi yaklaşımıdır.
Yaklaşımın temel amacı ebeveyn ile çocuk arasındaki güvenli ilişkiyi yeniden inşa etmek veya güçlendirmektir. Seanslarda eğlenceli, fiziksel ve yapılandırılmış oyunlar kullanılır.
Theraplay çocukların güven, yakınlık ve ilişki kurma becerilerini geliştirmeyi hedefler.
Genellikle 3-12 yaş arasındaki çocuklarda uygulanır. Gerektiğinde ergenlerle de oyun ve yaratıcı teknikler kullanılabilir.
Çocuğun ihtiyaçlarına göre değişmekle birlikte süreç birkaç aydan bir yıla kadar uzayabilir.
Terapi modeline göre değişir. Filial Terapi ve Theraplay'de ebeveyn katılımı oldukça yüksektir.
Hayır. Oyun, çocuğun duygularını ifade ettiği terapötik bir iletişim aracıdır.
Şema Terapi, Jeffrey Young tarafından geliştirilmiş, bilişsel davranışçı terapi, bağlanma kuramı, psikodinamik yaklaşımlar ve deneyimsel teknikleri bir araya getiren bütünleştirici bir terapi modelidir.
Çocuk ve ergenlerde şema terapi; bireyin kendisi, diğer insanlar ve dünya hakkında geliştirdiği derin inançları anlamayı ve dönüştürmeyi amaçlar. Bu inançlar genellikle erken çocukluk dönemindeki ilişki deneyimlerinden şekillenir.
Çocukların temel duygusal ihtiyaçları yeterince karşılanmadığında işlevsiz şemalar gelişebilir. Bu şemalar zamanla duygu düzenleme güçlüklerine, davranış sorunlarına, düşük benlik saygısına ve ilişki problemlerine yol açabilir.
Şema terapinin amacı yalnızca belirtileri azaltmak değil, çocuğun sağlıklı bir benlik geliştirmesine ve temel duygusal ihtiyaçlarını sağlıklı yollarla karşılayabilmesine yardımcı olmaktır.
Bu ihtiyaçların karşılanması sağlıklı kişilik gelişiminin temelini oluşturur.
Bu şemalar çocukluk yaşantılarından etkilenerek gelişebilir ve bireyin yaşamını uzun yıllar etkileyebilir.
Modlar bireyin belirli anlarda deneyimlediği duygu, düşünce ve davranış örüntülerini ifade eder.
Bu teknikler çocukların soyut kavramları somutlaştırmasına yardımcı olur.
Ergenlerin kendilerini ve ilişki örüntülerini daha iyi anlamaları hedeflenir.
amaçlarıyla ebeveyn görüşmeleri yapılabilir
amaçlarıyla ebeveyn görüşmeleri yapılabilir
Gelişim düzeyine uygun uyarlamalarla çocukluk döneminden itibaren uygulanabilir.
Evet. Çocuklarla çalışırken oyun terapisi teknikleri sıklıkla şema terapiyle birlikte kullanılmaktadır.
Çocuk ve ergen çalışmalarında ebeveyn katılımı önemli bir yer tutmaktadır.
Süre çocuğun ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre değişiklik göstermektedir.
+90 (533) 506 62 69